yazmanın mahremi bütün mahremlerden daha kutsal ve içten bir mahremlik. insan kendi kelimelerinde dünyayı anlamaya veya anlatmaya kalkışmıyor, insan kendi kelimelerinde tıpkı o çocukluktaki koltuk minderlerinden yuvalar yaparcasına kendine sığınaklar, yuvalar kuruyor. oralara sığınıyor. oralarda kendi başına o ana rahmindeki sessizliğe ve hareketsizliğe ve hatta düşüncesizliğe varmak istiyor. o yüzden yazan bir insanın yazılarını bilmeyen kişi onu tanıyamaz, onu anlayamaz. kelimelerimize özen gösterin lütfen. onlar bizim koltuk minderlerimiz.
dönüp dolaşıp başa saran kelimelerim var. kaçan uykularım. eriyen bir bedenim. gün aydınlanmadan hırpalanmış bir yürekle uyanıyorum. bir o yana bir bu yana dönüyorum. ve her şeyi her ayrıntısıyla başa sarıyorum. bir cinayetin delilini ararcasına itinayla. her detaya her kareye tekrar tekrar bakıyorum. sonra susuyorum tekrar. o susuşları özlediğim için susuyorum. ne düşünüyorsun? hemen söylemelisin aklından geçeni. içine bir şeyler katmadan ve yalan dolan çevirmeden. oyunun kuralı bu. iki gündür içtiğim sigaralarda bile seni anıyorum. çöken yanaklarıma bakıyorum. hayat kısa. kuşlar uçuyor. güneşli günler geçiyor. bütün yollar beraber geçtiğimiz yollara çıkıyor. sonra derin dalışlar. bir kez daha ah çekiyorum. ah sıla ah diyorum.
Bana Zamandan söz ediyorlar Gelip size Zamandan söz
ederler Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten,
bir ise yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç
verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler. Bittiğine
kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri
çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak kolay
değildir elbet. Kolay değildir bunlarla baş etmek, uğruna içinizi öldürmek.
Zaman alır. Zaman Alır sizden bunların yükünü O
boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe çöker.
Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir yerlerden bulunup yeni
mutluluklar edinilir. O boşluk doldu sanırsınız Oysa o boşluğu
dolduran eksilmenizdir
gün gelir bir gün başka bir mevsim,
başka bir takvim, başka bir ilişkide o eski ağrı ansızın geri
teper. Dilerim geri teper. Yoksa
gerçekten Bitmişsinizdir.
Zamanla yerleşir yaşadıkların,
yeniden konumlanır, çoğalır, anlamları önemi kavranır. Bir zamanlar
anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır. Yokluğu
derin ve sürekli bir sızı halini alır.
Oysa yapacak hiçbir şey
kalmamıştır artık Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan Herşeye
iyi gelen Zaman sizi kanatır
ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla günlerin dökümünü
yap benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini kim
bilebilir ikimizden başka? sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi
ayarlanmış bir ilişkiyi, duyguların birliğini, bir aşkı beraberlik haline
getiren kendiliğindenliği yani günlerimiz aydınlıkken
kaçırdığımız her şeyi bir düşün emek ve aşkla güzelleştirilmiş
bir dünya şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor orada ölmüş
saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla Bunlar da bir ise
yaramadıysa Demek yangında kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda